9786254086410
1211106
https://www.kutubist.com/edebiyatin-beyoglu
Edebiyatın Beyoğlu
238.95
Sadece bir semtin adı mıdır Beyoğlu, yoksa bir çağrışımlar ormanı mı?
Zil İzzet'ten Bıçakçı Petri'ye, Madam Bela'dan Barones Valentine'e… Meyhânelerden kitapçı dükkânlarına, çarpık sokaklardan edebî mahfillere uzanan, keskin bir kalemin gözetiminde geçmişin puslu camlarından bugüne süzülen bir anlatı bu. Edebiyatın Beyoğlu, Taner Ay'ın çok katmanlı anlatımıyla, sadece edebiyatın değil; ahlâkın, eğlencenin, göçün, dönüşümün ve çokkültürlü hafızanın da izini sürüyor. Kimi zaman Galata'nın balozlarında bir yankesicinin izini sürüyor, kimi zaman İstiklâl Caddesi'nin raflarında kaybolmuş bir kitapçının gölgesine tutunuyoruz.
Taner Ay "Edebiyatın İstanbul'u" serisinin bu son kitabında meyhâneler, şarkılar, kitaplar, dedikodular, cinayetler ve aşklarla örülü Beyoğlu'nu bir edebî harita gibi önümüze seriyor. Yazar, belleğinin arka sokaklarında dolaşırken, bize yalnızca bir semti değil, zamana karşı direnmeye çalışan bir kültürü de anlatıyor.
Zil İzzet'ten Bıçakçı Petri'ye, Madam Bela'dan Barones Valentine'e… Meyhânelerden kitapçı dükkânlarına, çarpık sokaklardan edebî mahfillere uzanan, keskin bir kalemin gözetiminde geçmişin puslu camlarından bugüne süzülen bir anlatı bu. Edebiyatın Beyoğlu, Taner Ay'ın çok katmanlı anlatımıyla, sadece edebiyatın değil; ahlâkın, eğlencenin, göçün, dönüşümün ve çokkültürlü hafızanın da izini sürüyor. Kimi zaman Galata'nın balozlarında bir yankesicinin izini sürüyor, kimi zaman İstiklâl Caddesi'nin raflarında kaybolmuş bir kitapçının gölgesine tutunuyoruz.
Taner Ay "Edebiyatın İstanbul'u" serisinin bu son kitabında meyhâneler, şarkılar, kitaplar, dedikodular, cinayetler ve aşklarla örülü Beyoğlu'nu bir edebî harita gibi önümüze seriyor. Yazar, belleğinin arka sokaklarında dolaşırken, bize yalnızca bir semti değil, zamana karşı direnmeye çalışan bir kültürü de anlatıyor.
Sadece bir semtin adı mıdır Beyoğlu, yoksa bir çağrışımlar ormanı mı?
Zil İzzet'ten Bıçakçı Petri'ye, Madam Bela'dan Barones Valentine'e… Meyhânelerden kitapçı dükkânlarına, çarpık sokaklardan edebî mahfillere uzanan, keskin bir kalemin gözetiminde geçmişin puslu camlarından bugüne süzülen bir anlatı bu. Edebiyatın Beyoğlu, Taner Ay'ın çok katmanlı anlatımıyla, sadece edebiyatın değil; ahlâkın, eğlencenin, göçün, dönüşümün ve çokkültürlü hafızanın da izini sürüyor. Kimi zaman Galata'nın balozlarında bir yankesicinin izini sürüyor, kimi zaman İstiklâl Caddesi'nin raflarında kaybolmuş bir kitapçının gölgesine tutunuyoruz.
Taner Ay "Edebiyatın İstanbul'u" serisinin bu son kitabında meyhâneler, şarkılar, kitaplar, dedikodular, cinayetler ve aşklarla örülü Beyoğlu'nu bir edebî harita gibi önümüze seriyor. Yazar, belleğinin arka sokaklarında dolaşırken, bize yalnızca bir semti değil, zamana karşı direnmeye çalışan bir kültürü de anlatıyor.
Zil İzzet'ten Bıçakçı Petri'ye, Madam Bela'dan Barones Valentine'e… Meyhânelerden kitapçı dükkânlarına, çarpık sokaklardan edebî mahfillere uzanan, keskin bir kalemin gözetiminde geçmişin puslu camlarından bugüne süzülen bir anlatı bu. Edebiyatın Beyoğlu, Taner Ay'ın çok katmanlı anlatımıyla, sadece edebiyatın değil; ahlâkın, eğlencenin, göçün, dönüşümün ve çokkültürlü hafızanın da izini sürüyor. Kimi zaman Galata'nın balozlarında bir yankesicinin izini sürüyor, kimi zaman İstiklâl Caddesi'nin raflarında kaybolmuş bir kitapçının gölgesine tutunuyoruz.
Taner Ay "Edebiyatın İstanbul'u" serisinin bu son kitabında meyhâneler, şarkılar, kitaplar, dedikodular, cinayetler ve aşklarla örülü Beyoğlu'nu bir edebî harita gibi önümüze seriyor. Yazar, belleğinin arka sokaklarında dolaşırken, bize yalnızca bir semti değil, zamana karşı direnmeye çalışan bir kültürü de anlatıyor.
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.